Mar 10

gidiyorum iste, vakit ayrilik vakti sevgilim, son dedigimiz yere geldik iste. sana dair ne varsa yüregime yükledim, kalbimin en özel en güzel kösesine seni koydum ve gidiyorum. tüm güzellikleri, sevmeyi ve sevilmeleri, yesili, maviyi, kirmizilari sana birakiyorum. o gülen gözlerini, gülüsünü alip gidiyorum buralardan, hic dokunamadigim tenini, öpemedigim dudaklarini götürüyorum. hayati seninle sevmeye baslamistim ben, hersey seninle bir anlam kazandi, karanlik gecelerden korkmamayi seninle ögrendim ben.seni anlatamam, ne kendime ne de sana, kelimeler kifayetsiz , kelimeler sustu.

bir daha hic kimse acitamayacak icimi, ve hic kimse söndüremez icimdeki bu yangini. ben yasadikca alev alev yanacak, ve ben seni sevmekten hic ama hic vazgecmeyecegim. seni seviyorum ve hep sevecegim… icimde derin bir yarasin, belki kapanacak birgün kimbilir…ama izi ölene kadar kalacak. gidiyorum bitanem, seni sevmeye doyamadan, herseyi yarim birakip gidiyorum. oysa yasanacak ne güzel günler vardi hep hayal ettigimiz, beraber gülecek beraber aglayacakdik. simdi “sen” varsin “ben” varim sadece, “biz” diye birsey kalmadi. ne cabuk yasandi ve bitti hersey, nasil da tükettik herseyi böyle.

“seni seviyorum” diye haykirislarimi hic duymayacaksin artik, gittigim yerde seni bekleyecegim ama sen hic bilmeyeceksin, ben yine üzülüp aglayacagim kötü gününü paylasacgim seninle ama haberin bile olmayacak. sen beni unutmus olsanda acini acim bilecek, mutlu gününde senin icin senden daha cok sevinecegim, bildigim tüm dualari senin icin okuyacagim sevgilim…sen duymasanda.

biliyorum sensiz hep birseyler eksik olacak, bütün sarkilar seni hatirlatacak bana, bildigim bütün yollar sana cikacak, ve baktigim herkesde seni görecegim senden birseyler bulmaya calisip kendimi kandiracagim. firtinalar kopacak icimde, siginacak bir liman arayacagim, karanlik gecelerde kayip olup gidecegim birgün, sensizligin tam ortasinda bogulacagim ve son nefesimde bile cikartip resmini cebimben son defa öpmeden, son defa “seni seviyorum” demeden ölmeyecegim. gidiyorum sevgilim…hayatta hersey gönlünce olsun, tüm güzellikler senin olsun…mutlu olman ve unutulmamak dilegiyle…hoscakal asklarin en güzeli.

Mar 10
Ayrılmak
icon1 admin | icon2 Ayrılık Hikayeleri | icon4 03 10th, 2008| icon3No Comments »

Bugünlerde zihnimde dönüp dolaşan, ruhumda esip geçen tek bir şey var: ayrılık… Ben küçükken bir arkadaşım “Her güzel şeyin bir sonu vardır” demişti, o an ona çok kızmıştım ama yüreğime oturmıştu bu söz. Ayrılık korkusu sanırım o gün ilk defa ruhuma yerleşmeye başladı. Hayatıma değer verdiğim dostlar girdikçe de hissettirmeden kök salmaya başladı bu korku ama bilirsiniz korkunun ecele faydası yoktur. Ben de herkes gibi kaç dosttan ayrı düştüm, unutuldum, ayrıldım… Zaman dediler… İlaçtır her yaraya hele ki ayrılığa… İnanmaktan başka çarem yoktu ama gördüm ki ayrıldığımız insanlar aslında hiç unutulmuyor. Kendinizi günlük hayatın koşturmacasına verseniz de gece yatağınıza yattığınızda onlar geliyor aklınıza. Kapattığınızda gözlerinizi yine onların simaları geliyor gözünüzün önüne. Ayrılığın ilacı yok. Yalnızlığın da ilacı yok… Zaman sadece acıların şiddetini azaltıyor o kadar…

Ortaokuldayken Çalıkuşu’nu okurken ayrılıkla ilgili Reşat Nuri’nin bir benzetmesi vardı, çok hoşuma gider bu benzetme hala hatırlıyorum. Der ki Reşat Nuri, insanlar arasında görünmeyen ince bağlar vardır, birbirlerinden uzaklaştıkça bu bağlar gerilir ve canlarını yakar.

Hayatıma giren değerli dostlarımdan biri daha gidiyor, ayrılıyor benden… Bir parçamı da alıp götürecek… Her giden giderken bir parçamı da alıp götürüyor ve onlar uzaklaştıkça canım daha çok acıyor. Her giden bir parçamı götürürse bana ne kalır geriye? Candan Erçetin’in bir şarkısı geldi aklıma:

“Parçalandım
Ve her bir parçam ayrı yere bıraktım…” diye devam eden şarkısı…Ben artık parçalanmak istemiyorum. Bulduklarımı kaybetmek istemiyorum. Sonunda ayrılık varsa aşkı bile istemiyorum.

Özlem, ayrılık, unutulmak, yalnızlık…..

Mar 10
Elveda
icon1 admin | icon2 Ayrılık Hikayeleri | icon4 03 10th, 2008| icon3No Comments »

Ben deliyimdir,
Bazen olur olmaz haykırırım neden böyle diye.
Neden yarabbim, neden ayrılık var diye,
Her haykırışım boş, fakat döndürsede beni deliye,
Gitmek zorunda kaldım bi elveda diyemeden sevgiliye..

Anlamıştım bizim gemimiz yüzecek kadar büyük değilmiş,
Ve bizim filmimiz izlenecek kadar güzel değilmiş.
Kazınan her ağaçtan baş harflerimiz silinmiş,
İstersek ölelim, gene de mutluluk hakkımız değilmiş.

Öyle lanet bir durum ki ayrılık kimse anlamıyor halinden,
Ateş düştüğü yeri yakıyor, üzülmüşsün ki zaten belli mecalinden,
Ağlama, kıyamam ki gitmek zorunda kalmasam hayalinden,
Tek dileğim bir tanem sıcaklığım gitmesin ellerinden..

Bana sormayı düşünme yeniden sevebilir misin birini,
Yeniden sevebilmek için unutmak gerekir eskisini,
En fazla unutur gibi yaparım sadece eskisi gibi özlemem seni,
Ama yine de sokamam hayatıma senden iyisini..

Ayrıldık işte, ne yaparsın gerisi sana kalmış,
Benim yaşantım şu an itibariyle noktalanmış,
Ruh borcum var Allah’a da kalbimde sanaymış,
Sevmek ödül değil aksine berbat bir cezaymış,
Ve ellerini bırakırken öldürücü an yok mu,
Dudaklarından kulağıma fısıldanan ezgi;
Meğerse kuru kuru bi elvedaymış !!!