Mar 11
Hep özlediğim, beklediğim aşkın böyle aniden kapımı çalıvereceğini, izin almadan yüreğimde bir köşeye yerleşeceğini hiç düşünmememiştim. Göz göze geldiğimiz anda. Başımdan aşağıya buzlu su dökülmüş gibi hissettim.
Bakışları içimi titretti, bilmediğim, tanımadığım bir dünyanın kapıları açılıverdi önümde… Kimde, neydi, hangi sınıfta öğrenciydi, daha önce onu görmemiştim. Bütün gün bu sorularla boğuştum. İlk şoku atlatıp kendime geldiğimde okulda onu aramaya başladım. Gerçeği öğrenmem hiç zor olmadı tabii ki! Suratıma tokat gibi çarpan gerçeği…

O okulumuzda yeni görev yapmaya başlamış bir öğretmendi çok genç olduğu için öğrencilerden ayırt etmek mümkün değildi. Böyle şeyler yalnız filmler de olur sanırdım. Oysa ben sırılsıklam aşık olmuştum. Gözleri başımı döndürecek kadar güzel olan yalnızca adını ve öğretmen olduğunu bildiğim biri, kısacık bir zamanda hayatımı değiştirivermişti.

       Ona aşık olmam benim suçum muydu? İnsan hesap kitap yaparak aşık olmazdı ki? Tamam itiraf etmeliyim, ben pek normal biri değilim. Başkalarına göre farklı yanlarım çok., özellikle de aşk söz konusuysa hiçbir zaman sıradan biri olmadım ama bu kez tamamen kaderdi. Sonunda ona söylemeye karar verdim. Madem aşık olacak kadar cesaretliydim, söyleyecek kadar da cesaretli olmalıydım.

       Söyledim. Şaşkınlığımı ifade edecek sözleri şu an ben bulamıyorum. Düşün bir kez, çat kapı bir öğrenci geliyor ve ‘’ ben sizi gördüğüm ilk andan beri seviyorum’’ diyor. Ne hissedersiniz bilemem ancak o bana karşı çok olgun, anlayışlı davrandı. Yaptığım çocukluklarla hayatını cehenneme çevirdiğim halde sevgiyle yaklaştı.. incitmemek için çok uğraş verdiğini şimdi anlıyorum oysa o zamanlar çok incitmiştim. Bir gün bana hak vereceksin demişti evet onu anlıyorum ve hak veriyorum. En doğrusunu yaptı. Zaman belki çılgın aşkımı bitirdi. Ama ona olan saygım ve sevgim sonsuza kadar sürecek. 

Mar 10

Günlerden pazardı. çalışmayacaktım bugün.
Sabah erkenden kalktım. Yapacak bir şey yoktu.
Aklıma sen geldin. Acaba olur muydu?
Sen Almanya da bense İstanbul da.
Atlasam uçağa yanındayım az sonra.
Yaptım be, yaptım bu hovardalığı.
Araba almak için biriktirdiğim paranın
Bir kısmını aldım yanıma. Çıktım yola.
İki haftadır da görüşmemiştik zaten.
Ne telefon, Ne de bir mesaj. Yoktu hiçbir şey .
Ama olsun ben yine de mutluyum.
Çünkü herşey yolunda.
Bu hafta işe de gitmeyeceğim zaten ,
Patrona, hastayım derim olur biter.
Biz seninle bir hafta boyunca
Almayanın sokaklarında ,Çifte kumrular gibi,
Bayram havasında dolaşırız…
Çok şaşıracaksın biliyorum.
Ne işin var burada deyip, atlayacaksın boynuma.
Bekle beni aşkım çıktım bile yola.
Kalbim pır pır atıyor. İçim bir başka oluyor,
Heyecan mı desem bilemiyorum, sanki başka bir şey.
İşte Almanya ve karşımda evinin kapısı,
Çalıyorum şimdi ama evde yoksun galiba,
On dakika oldu, hala çalıyorum kapını, sevgilim neredesin?
Gürültüden yandaki kapıdan biri çıktı.
Bana yanlış anladığım bir şey söyledi,
Dedi ki : Evladım o tatlı güzel kız artık yaşamıyor…
Biliyorum, Almanca’mı geliştirmemi söylemiştin.
Kurslara gittim o güzel hatırın için ama ancak bu kadar.
Aşkım akşam oldu hala eve gelmedin, neredesin.
Telefonunu neden kapattın?
Ne oldu acaba…komşunun söyledikleri doğrumuydu ki!
Ölmüş, olamazsın değil mi ?
Sen ki yemek yerken bile haber verirdin,
Ölürken mi söylemedin….

altınada bunu yazmış

ölüm beni ondan ayıracaksa
canım acımaz Allah cehennemde de yaksa

Mar 10
Günlük..
icon1 Lanet | icon2 Sevgi Hikayeleri | icon4 03 10th, 2008| icon3No Comments »

Liseye yeni başladım. ilk onu gördüm karşımda. öyle güzel bir insandıki, adı denizdi. deniz kadar engin, deniz kadar güzel ve maviydi. o güzel gözlerine aşık oldum ona bakarken. sınıfta tek arkadaşım oydu. onu gizli gizli sevdiğimi Allah’dan ve yüreğimden başka kimse bilmiyordu. hep benim yanımdaydı. hep beraberdik hep bizbizeydik hayatta. onu çok sevdiğimi onsuz olamadığımı bilmiyordu. söyleyemedim. çünkü bana “sen benim en iyi dostumsun…” diyordu hep. o beni hep bir arkadaş olarak bildi.
bende bu sevdayı hep yüreğimde yaşadım.

okul bitti, mezun olduk, o başka yere gitti, ben başka yere. ama onu unutamadım, yerine başkasını koyamadım. elimde bir resmi var yıllarca hep ona baktım, ona aşkım dedim, onunla güldüm onunla ağladım… sevemedim kimseyi….

yıllar sonra öldüğünü öğrendim, dünyam yıkılmıştı artık. hayatta ek sevdiğim insan artık yoktu. artık aramıza kara toprak girdi. sevdiğimi kaybettim. ne kadar talihsiz bir insanım. keşke zamanın da onu sevdiğimi söyleseydim. keşke..

günler sonra annesi geldi yanıma. bana bi defter verdi. şeklindende belliydi. bu denizin günlüğüydü. bana bırakmış ölmeden.

açıp okuyamadım önce. belkide sevgilisi veya bi başkasının adı vardı içinde. ama dayanamadım açtım okudum. ama yazanları okuyunca birdaha kahroldum yüreğim yangın oldu.

” sevgili günlük,

bugün yine beraberdik onunla. okuldaki tek arkadaşımla. o çok iyi bir insan günlük. onu çok seviyorum ama o beni arkadaşı olarak görüyo. aşkımı söylersem belkide dostluğumuz biter günlük. ona söyleyemem. o benim en iyi dostum, arkadaşım, gizli aşkım sevdiğim. aşığım ama söyleyemiyorum ne kadar acı değilmi günlük.

gün gelicek okul biticek günlük işte o zaman yıkılırım. keşke hep yanımda olsa. ama o beni arkadaşı olarak görüyo günlük. aşkım beni arkadaşı olarak görüyo….”

beni sevdiğini sen öldükten sonramı öğrenicektim gülüm. ama sen merak etme. birkaç güne kalmaz bende gelirim yanına….

Mar 10

Ağlayıp inleyip hiç acı çekme bir anda gönlünden siliwer gitsin, aldırma ardından ağlayan benim komik bir fıkra gibi gülüwer gitsin !!!…..

kimi aŞk PeŞinDe,Kimi Kız PeŞinDe,Kimi PaRa PeŞinDe,aPTaLLaR BiLmiyoLaRki AZRAİL HePSinin PeŞinde

Bir bulut sarsın evinin damını Azrail beklesin almak için canını Ben değil aşkım emsin kanını Damarların kurusun beni yıktığın için Giydiğin en güzel elbise kefenin olsun Yılanların olduğu yerde mezarın olsun Mezar taşında veremli yazılı olsun Okuyanın olmasın beni yıktığın için Sırat köprüsü vardır inşaallah geçemezsin… Melekler soru sorar inşaallah bilemezsin… Şayet girersen o cehennem denilen yere.. Çıkışın olmasın beni unuttuğun için..

BeN bEnİ kAyBeTmEyİ SeÇeNi KaZaNmAk İçİn UğRaŞmAm O KaYbEdEr

Mar 10

Ne dil yeter seni anlatmaya,
Ne göz kıyar sana bakmaya,
Ne ellerim dayanır sana dokunmaya,
Ne kollarım uzanır seni sarmaya
Hiç ömür yeter mi?
Bir sen daha bulmaya bitanesi…

Bir nasihat: Kendine dikkat et.
Bir rica: Sakın değisme!
Bir Dilek : Beni unutma.
Bir Yalan : Seni hiç sevmiyorum.
Bir Gercek : Seni çok özlüyorum.

Gecenin karanlığında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin coşkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma……

Biliyorum bugün kulakların bir başka çınlayacak, anlayacaksın seni yine nasıl andığımı, özlediğimi. Ellerin titreyecek, gözlerin yollarda kalacak, sende hissedeceksin yüreğimde neler hissettiğimi!

Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam,
Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam�
Dönerim dersin ama kadere inanamam,
Bıraktığın anılarınla, ben sensiz yasayamam

Bakışlar vardır insani ömür boyu ağlatan.
Yollar vardır aşılması güç olan.
Kalpler vardır acılarla parçalanan.
Ve insanlar vardır hiç unutulmayan.
Sanma beni sevipte bırakanlardan.
Benim sevgim mezara kadar olandan

Bu mesajı silersen benden hoşlanıyorsun,
Silmezsen beni istiyorsun,
Cevap verirsen beni seviyorsun,
Vermezsen bensiz yapamıyorsun,
Hadi bakalım ne yapacaksın?

Senin kanadın olmak isterdim
Ben olmadan uçma diye
Senin baharın olmak isterdim
Ben olmadan açma diye

Benim için seni görmek suya benzer
Seninle yasamak ise nefes almaya
Susuz üç gün yaşarım ama nefes almadan asla

Sana ne demeliyim bilmiyorum,
Güneşim desem güneş batıyor,
Hayatım desem hayat kısa,
Gülüm desem oda soluyor,
Sana canım demeliyim.
Çünkü bu can seninle yaşıyor..

Sen bir pınarsın içilen ama kanılmayan, Seveni yanıltmayan, sevince yanılmayan, varlıgına doyulmayan, yokluğuna dayanılmayan..

Canımdaki her nefes nefesine eklensin, içimdeki her nefes hayalinle demlensin, bırak bu gönlüm varlığınla renklensin, sen benim gönlümde yaşadıkça özelsin!

Sen güllere özenme güller sana özensin.
Üzme tatli canini sen güllerdende güzelsin.
Sevgi kadar özgür Özgürlük kadar özelsin.
Bir gülsen dünyalara bedelsin.

Bir umut vardır hiç tükenmeyecek,
bir hasret vardır çekilmeyecek, birde ölüm vardır,
bir gün elbet gelecek ama sana olan sevgim ne ölecek ne de bitecek

Sevgilerin en güzeli seni sevmek
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatin tadı sabah kalktığında senin var olduğunu bilmek

Mar 10

Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum… Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum… Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda…

Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine… Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor… Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum… Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum… Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum…

İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı…
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında… Isınabilmek için onlara sarılıyorum…
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum… Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı…
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu… Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma… Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda… Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil…
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında… Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum…

Mar 10

Sabah uyandığımda midemde bir yanma hissettim. Yanmanın nedeni akşam yediklerim değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarımın aklıma gelmesiydi.

Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığım bir birlikteliği bitirecektim, aslında bunda geç bile kalmıştım. Bitmeli dedim içimden her gün; bu tatsız uyanış bitmeli… İçimde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendime söyleniyordum:

“Ona da haksızlık etmek istemiyorum belki hatalı olan benim…. Bulunmaz Hint kumaşı değilim ya, görünüş olarak, hımmm, yakışıklı çocuk denilecek biri hiç değilim…. Ama yaptım, çok çalıştım bitmesin diye, kendimle, mantığımla çok kavga ettim, olmadı….”

Ben bunları düşünürken suratım şekilden şekile giriyordu. Süratle giyinerek dışarı çıktım. Bugüne kadar hiç bekletmemiştim onu, şimdi de bekletmemeliydim. Eskişehir soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yaşıyordu. gökyüzüne bakarak iç geçirdim : “bulutlar bizim yaşayacaklarımızı biliyor onlar bile ağlıyor halimize.”

Birkaç saatlik yolculuktan sonra ulaştım. Her zamanki gibi yine ilk kendim gelmiştim buluşma yerine. Birkaç dakikalık beklemeden sonra karşıdan kız arkadaşımın geldiğini gördüm, şimdi midemdeki ağrı daha da artmıştı. Karşılama faslından sonra Çarşı’ya gitme kararı aldık, yolculuk sırasında hiç konuşmadık; Ben ise güneşin yokluğunda grileşen havaya bakıyordum. Sevgilim ise, benim bu durgunluğuna anlam verememişti, öyle ya nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarını çaldığını.

“Üşüdüm” diye seslendi bana birden. Bu, yolculuk boyunca edilen tek laf olmuştu. Çarşı’ya geldiğimizde bir cafe ye oturduk, Sevgilim anlamıştı kendisine bir şey söylemek istediğimi…

- “Bana bir şey mi söylemek istiyorsun” dedi, benim gözlerine bakarak. Ben ise o kadar üzgün ve gözlerimi kaçırarak

- “Evet” şeklinde başımı salladım. Sevgilim dahada heycanlanmıştı bi o kadarda sinirlenmişti bana..

- “Söyle öyleyse ne diye bekliyorsun.” dedi bana sinirli bir sesle..

- “Sence biz nereye kadar gideceğiz, daha doğrusu biz iyi bir ikiliyiz”

- “Bunları sorma gereğini neden duydun.”

- “Bak canım bundan birkaç ay önce akşam saat 11:00 civarıydı sanırım, hatırladın mı?”

- “Evet hatırladım”

- “O akşam seni düşünüyordum, diğer akşamlarda olduğu gibi, senin için bir şiir yazmıştım. Onu o an sana okumak istemiştim, sana telefon açtığımda şiirimi bile dinlemeden “şimdi sırası mı canım ya, senin de işin gücün yok mu ?” demiştin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki durumuna düşen bir boksör gibi olmuştum. Sessiz kalıp özür dileyerek telefonu kapatmıştım. Daha sonra bu şiiri benden hiç istememiştin. Ve bunun gibi bir çok defa tartışmamız oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meral’in bana “sen şanslısın, Nalan sana bakar” sözüne karşılık sinirli bir edayla “aaaa, bana ne, işim yok da sana bakacağım, annen baksın.” demiştin bunu da hatırladın mı?” Sevgilim bana “evet” dedikten sonra şaşkın şaşkın

- “Evet ama bunları neden hatırlatıyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim kişiliğim böyle, duygusallığı sevmiyorum . Ve hasta bakıcı gibi göründüğümü de kimse söyleyemez.” Biraz komiğime gitti ve güldüm..

- “Evet canım, bak burada haklısın, sen zaten olmak istesen bile bu kalbi taşıdığın müddetçe hasta bakıcı, hemşire falan olamazsın.” Biraz sinirlenerek devam ettim “bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin, hiç, hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusallığı sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanları mutlu etmeyi de sevmiyorsun, halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanıdığımdan beri her sabah, akşam, gece, yani seni andığım her saat tatlı sözcük mesajım vardı senin için biliyor musun? Seninle ben ak ile kara gibiyiz” Sevgilim anlamıştı yada ben öyle hissediyorum..

- “Yani ne istiyorsun, benden şair olmamı mı?” Gülümsedim ve bu kararımın ne kadar doğru olduğunu yeniden düşündüm..

- “Hayır dedi şair olmanı istemiyorum zaten olamazsın da; yalnız biz ayrılmalıyız, ayrılırsak ikimiz içinde en hayırlısı bu olacak.” Sevgilim şaşırdı ve birazda hüzünlü bir sesle..

- “Neden ama, ben seni seviyorum, senin de beni sevdiğini sanıyordum.”

- “Hayır canım, sen esas beni sevdiğini sanıyorsun, eğer beni sevseydin şimdi burada başka şeyler konuşuyor olurduk.” Sevgilim ağlamaya başlamıştı, cebimden çıkardığım mendili ona uzattım ve sevgilim devam etti

- “Sen bilirsin, umarım beni başka biri için bırakmıyorsundur.”

- “Nasıl böyle bir şeyi düşünürsün, senden başka olmadı ve uzun süre de olacağını sanmıyorum.”

İki sevgili olarak oturduğumuz masada artık iki yabancıydık.. Bir kaç dakika sessizlik hakim oldu ve ilk atağı ben yaptım..

- “Kalkalım istersen”

- “Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin.

- “Tamam, o zaman sana mutluluklar dilerim” diyerek elini uzattı. Dedim ve elimi uzattım, sevgilimin adeta elleri titriyordu, hiç beklemediği birşeydi şüphesiz..

- “Arkadaş olarak beraberiz, ama sen istersen tabi”


- “Evet” anlamında başını salladı bana, ve son kez birbirimize sarıldık..

Ben uzaklaşırken, arkama bakmadım bile.. Tek diyebildiğim şey.. “Allah’ım” dedi “Allah’ım güç ver bana”.

bir kaç ay sonra yeniden aradım sevgilimi, eski sevgilimi..

“Merhaba nalan nasılsın?”

Karşıdan ağlamaklı bir ses ile;

“Ben nalan değil annesiyim evladım, nalan bu sabah intihar etti..”

icimde birden fırtınalar kopmaya başlamıştı, bir kaç ay önce terkettiğim sevgilim bu sabah intihar etmişti, ama nedendi? intiharın sebebi neydi?
Daha sonradan öğrendim ki, intihar sebebi benmisim.. ve simdi 3 yıl oldu hala unutamıyorum o anı.. hala..

Mar 10
Antalya’nın güzel yaz günlerinden biriydi. Her sabah ki gibi ormana koşmaya gittim. En yakın arkadaşımda yanımda denize girdik eğlendik. Akşamüzeri can sıkıntısı 3 kişi bulduk. Okeye dördüncü aranıyor.
Ya ben yanlış görüyorum yada karşıdan maviş gözlü, kumral, şirin mi şirin güler yüzlü bir masal perisi geliyor. O an sanki büyülenmiştim. Okey oynamayı bir yana bir yana bırakın iki de bir taşları düşürür, ıstakayı devirir olmuştum. Ama galiba ben onun pek ilgisini çekememiştim. Okey bitti arkasına bakmadan gitti.
Sonradan öğrendim ki arkadaşımın yeğeniymiş ve uzun süreli bir beraberliği varmış .
” E be kardeşim dedim içimden…
Yine bir yaz akşamı top oynamaktan geliyoruz. Kan ter içinde kalmışız, saç baş toz toprak içinde… Az ileriden birisi seslenir gibi oldu. Baktım aman Allahım yine o güzel gözlü kız. Tabii hemen havaya girdim bana “iyi aksamlar” dedi. Arkadaşım mavi gözü periye nasıl baktığımı görmüştü.

Yaz bitiyordu ve biz Eskişehir’e dönüyorduk. Mavi gözlü perim aklımdan çıkmıyordu. Fakat sonunda kafamdan atmayı zor da olsa başarmıştım.

Bir gün arkadaşımın ablası bizim bir yeğen var birbirinize çok yakışırsınız diye öyle bir söyledi. Ben pek önemsemedim meğerse abla arada aracılık ediyormuş. Tabiki bunlar sonradan su yüzüne çıktı. Bu arada bir detayı atladım. Uzun süre beraber olduğu gençten problemler dolayısıyla ayrılmış.

Arkadaşımda oturduğum günlerden birinde ablası “Haydi gel kahve içmeye misafirliğe gidiyoruz dedi.” Bende “Gidelim bakalım dedim” Aslında biz ne bilelim her şey daha önceden planlanmış. Maviş gözlü perimin evine gittik. Ben onu görünce elim ayağım dolaşmaya başladı. Hatta kahve fincanını elimde unuttu benim güzelim. Gece eve gelince bu konuyu ayrıntılarıyla düşündüm. Sanki içime doğdu. İlk başından beri tahmin ediyordum uzun bir beraberliğe, hatta ölümüne beraberliğe adım atacağımı. İçimden bir ses “Neden olmasın be Serhat diyordu.” Ertesi gün yine onlarınn evinde bir tesadüf yapıldı. Beraberliğimizin ilk cümlelerini kurdum sonunda. Eh zor da olsa, kan ter içinde kalsam bile şu an üç yıllık güzel bir beraberliğim var. Dile kolay üç uzun yıl. Aman Allah bozmasın tahtaya vuralım. Biz yıldızlara astık yüreğimizi… Bizim aşkımız gül soylu bir aşk. Allah’ tan herkesin kaderine benimki gibi güzel, temiz ve gül kokan bir aşk yazmasını dilerim.

Mar 10

Akrabama Aşığım
Uzaktan akrabamızdı. Abla diye hitap ederdim ona kendimi örnek aldığım; tıpkı dağların doruklarında zamansız kalabilmiş kar birikintisi gibi göz alıcı bir şahsiyetti benim gözümde.
Paylaşımlarla kurulan dostluğumuz, saatlerce süren dostluk kokan sohbetlerimiz dertlerimiz anılarımız gülüşlerimiz ve tesellilerimiz yerini çok sonra fark edebildiğim kaçamak bakışlara bırakır gibiydi. Bir türlü kabullenesim gelmiyordu dostane duyguların aksini. Ailem dahil çevremdeki herkesin gözdesiydi o. Bilhassa arkadaşla gönülleri fethediyordu muhabbetiyle.
 

Buna rağmen mantığımı elden bırakmıyor onun beni asla bir sevgili olarak göremeyeceği gerçeğini açıklamaya çalışıyordum bizleri yakıştıranlara. Ben olgun bir yetişkin gibi davranmaktan bihaber yaşamayı ilke edinmiş bir gençtim. O ise sorumluluk sahibi ciddi bir insandı.Iyimser, tatlı bir o kadarda ciddi biririsiydi..

Velhasıl 1,5 aylık bir süreden sonra görkemli bir itirafla yüz yüze kalıyordum. ‘’Bana abla deme’’ diyordu. Ben ise şaşkındım sessizce haykırıyordum içten içe, şimdi neler olacak diye. Susarak geçirdiğim 2 günden sonra onu deli gibi severek başladım güne. İnanıyordum uykumda aşık olmuştum ona.

Her ikimizin gözlerinde görülmeye değer bir ışık yüzlerinde ise tarifi mümkün olmayan bir tebessüm yer edinmişti. El eleydik. Bir ömür boyu beraber yol almak için ilk adımı attık sözlendik. Fakat ayrı düştük; aşkım dünyanın bir ucunda seyirdeydi. Bekledim bekledim…

En nihayetinde kavuştuk sınırsız sevgi limanımızda. Ama vuslatın sarhoşluğu fazla devam etmedi 1 aylık bir sürecin ardı gelen bir özlem daha ayırdı bizleri sevdiğimle yine! Şimdi uzağız yine birbirimize. Yıldızlara yarenlik etmek alışıla gelmiş bir sohbet oluyor zamanla. Bu yüzden doyamıyoruz ya birbirimize hatta bazen sevgi sözcükleri bile aç kalıyor sevgimizin yanında. Ruhlarımızı çepeçevre sarmalayan sıcaklığın yanı sıra, yalnızlıklarımızda kurduğumuz hayallerimizle yücelttiğimiz umutlarımızla körüklüyoruz hasretliğimizi biz. Neyse ki her ikimizde severek yaşıyoruz. Neyse ki bizler özlemle yanıp özlemle tutuşuyoruz. Ve asla aşkı katliamlara maruz bırakanlardan olmuyoruz..

Mar 10

» Seni dünler için sevmedim.dünler yaşanıp bitti.seni bugünler içinde sevmedim bugünlerde bitecek.seni yarınlar için sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek ..

» Dünyada ki bütün çöller bir avuç kalırcasına birer tanecik insan olsalar ve bütün denizlerde ki sular bir yudum kalırcasına birer damla insan olsalar unutma ki tek seveceğim kişi sensin..

» Seni dünyada seven on kişi varsa bunlardan biri benim seni dünyada seven beş kişi varsa bunlardan biri gene benim seni dünyada seven bir kişi varsa o mutlaka benim seni dünyada seven hiç kimse yoksa bilki ben ölmüşüm.

» Yeni bir aşka başlıyorum sanmıştım galiba çok yanılmışım. Bu aşkın sonuda ayrılık olacak,ve yaşadıklarım geride kalacak. Geriye acı ve güzel hatıralar kalsa bile,onları hatırlamak ayrılık kadar acı olmayacak..

» Bugün benim için yepyeni bir gün doğuyor; herşey capcanlı, herşey hayat dolu, herşey benimle duygularım hakkında konuşuyor, herşey beni duygularıma değer vermeye davet ediyor…

» Eğer bir gün hayatımın son nefesini verirde bu dünyanın güzelliklerinden vazgeçecek olursam hep yanımda ol ki sana sessizliğin ölüm demek olduğunu göstereyim.. <BR><BR>

» Birgün bana soracaksın,beni mi yoksa hayatı mı daha çok seviyorsun diye. hayatı diyeceğim, küsüp gideceksin ama hiçbir zaman bilmeyeceksin ki benim hayatım sensin.

» Sen benim incimdin. parıldayan masum güzelliğinle seni sarp kayalıklardan tırnaklarımla kazıdığım bir istiridyede bulmuştum. ve bir daha kaybetmiyeyim diye kalbimin derinliklerine gömdüm.

» Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsende unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.

» Sevmiyorum şu saatin sesini,akmasın dursun zaman.herşeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; YALAN. senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

» Gecemin gündüzümden farkı yok alaca karanlık karanlığa ferman yazsam yüzbin satırlık beni bu karanlıktan kurtaracak aydınlık senin o gözlerinde ki sönmez ışık.

« Previous Entries Next Entries »